Edebi Eserlerde Gerçek Kişileri Aramak !

Edebi eserlerde gerçek kişiler aramak
Edebi eserlerde gerçek kişileri aramak, ne derece doğru?

Selim İleri’nin bir sözüyle başlayalım: “Roman okuma sanatında kılavuzsuz, birikimsiz yol aldığımızdan, ikide birde romanlarda gerçek kişileri arıyoruz. Onların tam anlamıyla gerçek kişiler olamayacağını öğrendiğimizdeyse, ya yazarın yalan söylediğinden kuşkulanıyoruz ya da hayal kırıklığına uğruyoruz. Çıkmaz sokak… (Sonuç olarak) Romanda, öyküde gerçek kişi aramanın anlamı yoktur. Tiyatro oyununda da”.

Selim İleri’nin bu düşüncelerine, sanırım TV dizilerini de ilave edebiliriz. Dizilerdeki karakterlerin gerçek kişiler olmadığı, yazılmış, kurgulanmış kişiler olduğunu da aklımızda hep tutmamız gerekiyor.

Tv dizilerindeki karakterleri gerçek kişiler olarak algılayan ve umduklarını bulamayıp, söylenen (hatta söven) arkadaşlara yakın geçmişte çok şahit oldum. Tarihi dizilerdeki karakterlere gerçek kişi muamelesi yapıp, bu karaterlerin gerçek kişiler olmadığını, kurgusal kişiler olduğunu söylediğimizde, çevremden çok sert tepkiler aldığımı gün gibi hatırlıyorum.

Özellikle TV dizilerinde, bire bir gerçek kişileri izlemiyoruz. Senaristlerin kurguladıkları kişileri izliyoruz. Bu kurgulama da, her ne kadar gerçek kişilerden ilham alınsa da, doğal olarak piyasa istekleri de dikkate alınıyor.

Hep aklıma gelen bu hususu, dikkatinize sunmak istedim.

Sevgi ve selamlar.

Serdar Yegül

Reklamlar

Bülten’in Yeni Sayısı Çıktı

Kişisel Bülten (69. Sayı) çıktı.

Bültenin 69. sayısında; fidanların ne zaman dikileceğinden özgüven hakkında bir kritiğe; Çin Seddi’nin iklimle bağlantısından kahve kokusu ile tadı arasında bağlantıya; roman tavsiyelerinden İngiltere’deki Türk bakkalların özel işlevlerine; Meryl Streep’in kırklı yaş farkındalıklarından Serdar Yegül’den bir şiire; Çanakkale türkülerinin kaynağından ayak-paça çorbasının faydalarına kadar pek çok bilgi yer almaktadır.

Kişisel Bülteni okur ve düşüncelerinizi bana iletirseniz ( s_yegul@hotmail.com) çok sevinirim.